iznikyasam.com künye iznikyasam.com hakkında iznikyasam.com konuk defteri iznikyasam.com için önerim var iznikyasam.com üye kaydı
İznik'te Ne Nerede?
Tarihi, doğası ve zengin kültürüyle ünlü İznik köyleri
ANKET
İZNİK, BURSA BÜYÜKŞEHİR'E BAĞLANMALIMI..?





PİYASA BİLGİLERİ
DövizAlışSatış
Dolar 1.7424 1.7508
Avro 2.3061 2.3172
SAYFA GÖSTERİM İSTATİSTİĞİ
Bugün: ................... 393
Dün: ....................... 2802
Toplam: .................. 631489
Üye sayımız: .......... 239
IP: ....... 38.107.179.241
FACEBOOK SAYFAMIZ
İZNİK ÇİNİSİ

İZNİK ÇİNİSİ

Türk Çini Sanatının tarihi ilk müslüman Türk devletlerinden Karahanlılar'a kadar dayanmaktadır. Bu da çini sanatının bin yılı aşkın bir geçmişe sahip olduğunu göstermektedir.

Büyük Selçuklular ve Anadolu Selçukluları çiniyi mimari süslemelerde sıkca kullanmış Anadolu Selçuklu Devleti'nin dağılmasından sonra, çini sanatında Osmanlı Devleti'nin kuruluşuyla yeni bir dönem başlamıştır. XV-XVII yüzyıllar arasında Osmanlı mimarisinde İznik Çinisi önemli bir dekoratif unsur olarak kullanılmış ve büyük bir gelişme göstermiştir. Çini, cami, mescit, medrese, imaret, hamam, saray, köşk, çeşme, sebil, kütüphane gibi çeşitli eserlerde geniş bir kullanma sahası bulmuştur. Türk mimarisinde ve süsleme sanatlarında çininin yeri büyüktür. Binanın ihtişamı ve güzelliği süslemeleri ile önem kazanır. Süsleme unsurları o yapının sanat değerini ve estetik güzelliğini arttırarak kalıcı olmasını sağlar.

Kısacası XV. XVI ve XVII. yüzyıllarda yapılan başlıca yapıları süsleyen, desen, renk ve teknik bakımdan eşsiz güzellikteki duvar çinileri hep İznik çini fırınlarından çıktığı gibi birçoğu Avrupa ve Amerika müze ve koleksiyonlarının en değerli eşyaları arasında yer alan göz kamaştırıcı güzellikteki tabak, kase, fincan, kandil ve maşrapalar da yine İznik fırınlarında yapılmıştır. XVI. yüzyılda İznik çinileri renk, kompozisyon, motif, teknik ve kalite yönünden tüm dünyanın beğenisini kazanmış ve ayrıcalıklı bir üne kavuşmuştur. İznik çinileri müthiş bir ritme ve çeşitliliğe sahiptir. İnanılmaz derecede bol çeşit ve kompozisyonların uygulandığı İznik çinilerinin tam bir desen repertuvarını çıkarmak imkansızdır.

En eski tarihi yapılarda İznik çinileri görülmektedir, yapısındaki yoğun kuvartz;  boyaların metal oksitlerd elde edilmiş olması ve üzerini kaplayan sır’ın gene camsı, kuvartzdan yapılmış olması gerçek İznik çinilerini ölümsüz kılmıştır. Topkapı Sarayı’nda, Bursa Yeşil Türbe’de gördüğümüz çiniler günümüze kadar fiziksel yapıları nedeniyle gelmiştir. En eski İznik çinileri

İznik Yeşil Cami’de, (1390) Bursa Yeşil Cami’de (1421) ve türbesinde, Muradiye Camisi’nde (1426) İstanbul Çinili Köşk’te (1472) Mahmut Paşa Türbesi’nde (1463)

bulunmaktadır. Topkapı Sarayı’nda kullanılmış olan duvar kaplamaları İznik çinisidir, Edirne Selimiye Camii ki Mimar Sinan’ın en önemli eseridir, duvarlarında İznik çinisi kullanılmıştır, ne renkleri ne de sırlarında bozulma olmamıştır.

Teknik üstünlüklerinin yan ısıra, İznikli ustaların asıl etkileyici tarafları desen oluşturmadaki yaratıcı güçleridir. 1648 yılında Şam'a giderken İznik'e uğrayan ve İznik'i gezen ünlü seyyah Evliya Çelebi İznik'te büyük bir çarşı ve çini fırınları bulunduğuna işaret eder ve şöyle der: "Burada insanı hayretler içerisinde bırakan bukalemun (çok renkli) nakışlı öyle çiniler işlenir ki, tarifinden dil acizdir." XVII. yüzyılın sonlarından itibaren İznik çini sanayi ve tekniğinde duraklama dönemi başladı. Çünkü Osmanlı İmparatorluğu'nda siyasi ve askeri otorite boşluğunun ortaya çıkması ve ekonomik bir krizin yaşanmasına paralel olarak sarayın mimari faaliyetleri ve tezyin işleri de azaldı. Dolayısıyla sarayın İznik çini yapımcıları üzerindeki himayesi de kayboldu Böylece İznik çini sanatı eski parlak dönemini kaybetmiştir.

İznik Çinisinin Yeniden Doğuşu

300 yıl aradan sonra 1985'de Faik KIRIMLI Usta, İstanbul'dan İznik'e gelerek Eşref EROĞLU ile birlikte bir atölye kurmuştur. Daha sonraki yıllarda Rasih KOCAMAN, İznik çiniciliğine duyduğu ilgi ve istekle İznik'te kendi atölyesini faaliyete geçirmiştir. Bu atölyelerde İznik klasik çinilerinin üretimine yeniden başlanmıştır.

Akademik, teknolojik ve kültürel destekli İznik Çini ve Keramik araştırmaları için ilk adım 1993'de atıldı ve İznik Eğitim ve Öğrenim Vakfı çatısı altında "İznik Çini-Seramik Araştırma Merkezi" adıyla bir merkez kuruldu. Böylece İznik çiniciliği bu vakfın kurulmasıyla yeniden gün ışığına çıktı ve canlanmaya başladı. Hem de 300 yıl toprağın altında kalmasına rağmen renklerinden, kalitesinden hiçbir şey kaybetmemiş olarak. XV. ve XVI. yüzyıllarda Osmanlı Türk Medeniyet Sanatı'nın zirvelerinden biri olan İznik çinisinin camilerimizde, saraylarımızda, Türk ve dünya müzelerinde mevcut örnekleri hala hayranlıkla izleniyor.

Ayrıca İznik'te Uludağ Üniversitesi'ne bağlı olarak 1995 yılında "İznik Meslek Yüksekokulu" açıldı ve 1995-96 eğitim ve öğretim yılında "Çini İşletmeciliği Programı" ile eğitim ve öğretime başlandı.

Çinini Kullanım Alanları

İznik çinileri, sanatsal uygulama olarak her yerde kullanılmaktadır. Otel, iş merkezleri, camiler, okullar, evler kısaca halkın görebileceği, görsel estetiğin vurgulanabileceği, renk, biçim, gelenek açısından eğitici olabilecek her yerde. Tamamen El Yapımı ve Çevreci

İznik çinileri gerek kullanılan malzemeler (hammadde, sır ve boyalar) gerekse üretim bakımından çevre dostudur. Üretim sırasında çevreyi kirletecek hiçbir şey açığa çıkmamaktadır. Tamamen el ile yapılan bir üretimdir.  16. yüzyıl üretiminde kullanılan

odun fırınlarının karşılığı günümüz teknolojisi ile  elektrikli fırınlardır ki buna henüz daha doğal bir çözüm bulunamamaktadır. Desenlerde de doğayı simgelemeye özen gösterilmektedir.

İznik Çinilerinin Mimari ve Estetik Özellikleri

Alt bünyede mevcut olan por dağılımı nedeni ile sesi absorbe eder, sır tabakasının yansıtıcı özelliği ile ses dalgalarının homojen dağılımını sağlar. Isı yalıtımını sağlarken, mekanları yazın serin kışın sıcak tutup nefes almalarına olanak verir. İznik çinisi ağırlığı nedeniyle binaların taşıyıcılığına da katkıda bulunur.

Quartz Çini ortamdaki negatif enerjiyi emme ve radyasyon etkisini azaltması nedeniyle iş yerlerindeki kullanım açısından çok uygundur. Desenlerde İznik ve çevresindeki fora ve fauna sembolize edilmiştir. Motifler insan, gökyüzü ve evren arasındaki manayı kurarak Allah’a ulaşmayı hedefler.

Doğal Temalı Desenler

İslam’ın Anadolu’ya gelmesiyle tamamen doğa temalı  desenler kullanılmıştır. Naturalist üslup, saz yolu gibi hep doğa güzelliğini anlatan tarzlar gelişmiştir. Bugün bunlara baktığımızda olağanüstü bir denge, simetri, hiç bir toprak ürününde ulaşılamayacak canlılıkta renkler, bozulması imkansız bir yapı görülmektedir.

ÜYE GİRİŞİ
Kullanıcı adı:
Şifre:
Şifremi unuttum  
İZNİK VİDEO ARŞİVİ İznik Tanıtım Filmleri
İZNİK FOTOĞRAFLARI İznik Fotoğraflari
GEÇMİŞTE İZNİK Geçmişte İznik
USTA ELLERİMİZ Usta Eller
YAŞAM'DAN PORTRELER Yaşam'dan Portreler
ETKİNLİK HABERCİSİ
           
NÖBETÇİ ECZANELER
Bugün: ecz.
Yarın: ecz.
İZNİK'TE HAVA
İznik Tarihinden İznik Ayasofyası 16. yüzyıl da Mimar Sinan tarafından onarılmıştır.